|
fgn
Ziyaretçi
|
 |
« Yanıtla #7 : 07 Eylül 2009, 01:01:54 » |
|
EMİNÖNÜ HAYVAN PAZARI
.... ve ayrıca satın aldıgınız hayvanların veteriner kontrolunde planlı olarak olume yollandıgı pet shoplar zinciri. sattıkları hayvanın oldurucu virus tasıdıklarını bilmelerine ragmen satmakta cekince gormeyen satıcıların oldugu, yanlarında bulunan veteriner hekimlerin yuksek ihtimalle olecegini bildiği bir hayvanın tamamen ticari kaygı ile insanların umutlarını hayvanların canlarını somuruldugu ticarethanelerdir bunlar. henuz gozleri yeni açılmıs 5-6 haftalık minik bedenleri annelerinden gerekli sutu almadan koparan, bu hayvanların çesitli olumcul virusler tasıdıgını bilmelerine karsın onların sırtlarından para kazanmaya devam eden bu tacirler ve onların pislik yuvalarıdır.
şimdi bakalım nasıl işliyor bu çark, insanları nelerle yuzyuze getiriyorlar;
13.06.2009 cumartesi günü bir yakınımızın tavsiyesi üzerine eminönü çiçek pazarı park içi no: 17’den (güneş pet) siyah-kahve 6 haftalık bir alman kurdu satın aldık.
satın aldığımız alman kurdu güneş pet’in 2. katında bir pitbull yavrusu ile aynı kafesteydi. sözkonusu güneş pet’in veteriner hekimi şemsettin saçlı satın aldığımız duman adını verdiğimiz köpeğimize aynı gün yani 13.06.2009 günü canglob adı verilen imnüserum verdi. ve bu aşı karnesine kaydedildi. aşağıda sırasıyla duman’ın aşı karnesinde yapılan aşılama ve tedavisi yer almaktadır.
duman’ın aşı programı:
13.06.2009 canglob 17.06.2009’da ultra corn, 24.06.2009’da dronsit (kist), 01.07.2009 tarihinde bronchiseptica bacterin, 08.07.2009 tarihinde biocan (mantar olabilir), 22.07.2009 tarinde canine coronavirus
şimdi duman’ın 13.06.2009 tarihinden 24.08.2009 tarihine kadar yani ölümüne giden yolda yaşadıklarını aktaracağım.
3.5 – 4 aylık olan duman’ı canine distemper (gençlik hastalığı)ndan kaybettik. bunun tek sebebinin ise veteriner hekim şemsettin saçlı’nın yanlış aşı programı uygulaması ve ihmalidir.
bildiğiniz üzere canine distemper kuduzdan sonra en tehlikeli ve öldürücü bir hastalık. solunum yoluyla geçen bu hastalığın vücutta belli bir kuluçka evresi var. ve bu hastalığa yakalanan köpeklerin ancak yüzde 25’i-ki genelde yetişkin köpekler- vücutlarında ya da sinir sistemlerinde genellikle bir araz kalarak (kısmi ya da genel felç, baş sallama, yüzde tik, bacakta ya da vücutta kasılmalar, epilepsi nöbetleri vs.) hayatlarını bu illetten kurtarabiliyorlar. ancak maalesef yavru özellikle alman kurtlarının bu hastalıktan hayatlarını kaybetme oranı çok yüksek.
duman’ı satın aldığım ilk günden ölümüne kadar küçük küçük de olsa problemleri bitmedi. örneğin, duman kuru mamayı asla sevmedi. bunu veteriner hekim şemsettin saçlı’ya ilettiğimizde köpeğimizin inatçı olduğunu ve aç bırakırsak mutlaka yiyeceğini söyledi. ancak duman ne kadar aç kalırsa kalsın bu mamaları yemedi. duman evimize geldiği ilk günden öldüğü son güne kadar ki yaklaşık 2 aylık sürede 4 kiloluk mamayı tüketemedi. bu sorunu tekrar tekrar veterinerimize ilettiğimizde ‘vazgeçmeyin aç bırakın’ dedi. sorunlarımız bununla da bitmedi.
alındıktan 3 hafta kadar sonra duman ishal oldu. her dışkının sonrasında birkaç damla kan geldi. ve hatta bu dışkı yeşil renkte olup köpüklüydü. bunu şemsettin saçlı’ya ilettiğimizde (temmuz) yaz mevsimi olduğunu, bazen köpeklerde bu tür şeylerin olabileceğini önemli olmadığını söyledi.
o hafta içinde aşısı için veterinere gittiğimizde aşı tarihini duman ishal için antibiyotik kullandığından bir sonraki haftaya erteledi. sorunlarımız bununla da bitmedi. o dönemlerde duman’ın gozlerinden su gibi bir akıntı geldi. sonraki gün aynı akıntının devam ettiğini gördüğümde veterineri aradım durumu ilettim. bana bir antibiyotik önerdi 3 günde geçer dedi. ama tüm bunlara rağmen duman’ın göz akıntıları geçmedi ve çapaklanmalar oldu. yine aynı hafta gittiğimizde hekimimiz aşı yapmadı. sonrasında bir sabah uyandığımda burnunda bir akıntı olduğunu gördüm. bunun üzerine vakit kaybetmemek adına bahçelievler’deki dost veterinerlik’e götürdüm. ilk muayenesinde üşütmüş olduğu düşünüldü. yapılan tedavi sonrasında 3 gün sonra kontrole gelmem söylendi. bu arada göz akıntısı kullandığım ilaca rağmen devam ettiği için veteriner hekim eser ozan yıldırım yeni bir antibiyotik önerdi ve sanırım b ve d vitamini iğnesi yaptı. bize tekrar 3 gün sonra gelin dedi. 3 gün sonra gittiğimizde göz akıntısı hala devam ediyordu (08.08.2009). bu durum üzerine canine distemper testi yapıldı. testin sonucu maalesef pozitif çıktı. ve bu andan itibaren, gerçekten duman’ın ölüme kadar giden süreci başladı. ozan bey % 25’lik yaşama şansı olduğunu söylediğinde köpeğinizi aldığınız yere götürün ya da canglob isteyin dedi. canglob’u şemsettin beyden talep ettiğimde elinde olmadığını söyledi. ancak bildiğim bir şey var ki, her gün o pet shop’ta bir sürü köpek satılıyor ve her satılan köpeğe canglob uygulanıyordu tıpkı ilk gün köpeğimde olduğu gibi. vermek istemedi. sonrasında turkiyede bulunmadığı için canglob’u bulgaristan’dan getirttik. daha sonrasında distemper hastalığına yakalanan pek çok köpeği hayata döndüren elhan beyle temas kurdum. (büyükçekmece hayvan barınağı’nın hekimi olduğu gibi bir veteriner kliniği var.) elhan bey bana duman için abd’den hemopatik ilaçlar ve collodial silver getirtti.
ve duman’ın tedavisi başladı. bu arada duman’ın arka bacaklarında birbirine yakınlaşmalar tespit edildi. her gün b, d vitamini, serum verildi. yapılan destek tedaviye rağmen ilk haftanın sonunda duman tek ayağını kullanmamaya başladı. ikinci haftanın ortasına doğru duman diğer ayağını da kullanamamaya başladı. ayak tabanlarında hard pad (pati tabanlarının kalınlaşması), deride kepeklenme, ateş ve gözde akıntı devam ediyordu.
21.08.2009 da ise dumanın sara nöbetleri başladı. 22 ağustos 2009 tarihine geldiğimizde sevgili oğlumuz artık havlamalarını bırakmıştı. bu nöbetlerle birlikte tuvaletini tutamamaya başladı. sonrasında 24 ağustos 2009 pazartesi gecesi duman artık hayatla bağlantısını kesti. sabaha kadar gözleri açık duvarda sabit bir noktaya bakmaya başladı. o güne kadar beslenmesini düzgün sürdüren duman artık şırıngayla ağzına verdiğimiz sulu gıdaları dahi yutamamaya başladı. çünkü birden sinirsel forma geçen hastalık tüm kaslarını felce uğratmıştı. artık o çok sevdiği meyveli yoğurtları bile yiyemedi. girdiği epilepsi nöbetleriyle de ağız kısmında çenelerinin birbirini kenetlemesi sonucunda bir çok yara açtı. son gece 24 ağustos gecesi duman istemsiz havlamalara ve ulumalara başladı. hiç susturmadık, çünkü son sesleriydi. 25 ağustos sabahı ise bilinçsizce inlemeye ve yılan gibi kıvranmaya başladı. ne yazık ki ben duman’ın tedaviye cevap veremediğini ve durumunun saatler geçtikçe daha kötüleştiğini gördük. artık duman’dan ayrılma vaktimiz geldiğini biliyorduk. 25.08.2009 sabahı dost veterinerlik’in yolunu tuttuk. burada onu öpe öpe okşaya okşaya bu hayattaki acılarına da umutlarına son verdik.
bunu neden yazdım… duman’ı bu acı sonla bulan kısa yaşamında ihmali/kastı olduğunu kuvvetle düşündüğüm veteriner hekim şemsettin saçlı’nın hekimlik görevinin gereklerini zamanında yapmaması, duman’ın yaşamına mal olması nedeniyle ve ülkemizde yasalarla korunan hakkını aramak için yazdım.
bildiğim bir şey var ki, duman’ın 8 haftada yapılması gereken karma 1 aşısını yapmayarak ölümüne neden olduğudur. (karma aşılar 8 veya 10. hafta, 13. hafta ve 16. haftada uygulanır) duman’ın göz ve burnundaki olumsuz gelişmeleri takip etmeyerek ölümüne sebep olmasıdır. ayak tabanlarındaki kalınlaşmaları görmezden gelmesidir. hekimimiz kendinizi bize teslim edin dedi. ve biz teslim ettik. sonuçta kısa sürede çok sevmiş olduğum hayatının sonuna kadar bakmayı ve korumayı ona söz vermiş olduğum bir can’ı kaybettim.
maalesef şemsettin saçlı’nın uyguladığı yanlış aşı programı/mesleki ihmali onu bizden aldı. bizim umudumuzu, onun canını aldı. ve bu olaydan sonra hangi hekime karnemi gösterdiysem karma 1 niye yok dedi. ve ben şimdi soruyorum? benim köpeğimin hayatını büyük ölçüde kurtaracak olan karma 1 aşısı neden zamanında yapılmadı?
şemsettin bey’e bu soruyu sorduğumda her hekimin izlediği kendine has bir tedavi yöntemi var dedi. bildiğiniz üzere tıpta kimsenin kafasına göre bir aşı takvimi yoktur. ve ayrıca aşılama bir tedavi yöntemi değildir…
yaptığım araştırmalar bana gösterdi ki, duman’ı satın aldığımda yapılan canglob ve ultra corn aşı değil. sadece bağışıklık sistemini güçlendiren veya koruyan bir serum. aşı yerine geçmez. şemsettin saçlı karma 1’i yapmaktan kaçındı. çünkü köpekten ve problemlerinden şüphelendi/veya biliyordu. ancak bana doğruyu söylemek yerine sürekli bağışıklık sistemini koruyacak bu tip serumları yaparak zaman kazanmaya başladı. etik olmadı.. veteriner hekim andını hiçe saydı.
bu durumdan büyük bir acı duyuyorum… çünkü her canlının yaşama hakkı var. ve o hakkın bir ihmalle son bulmasını kabul etmiyorum. bildiğiniz üzere hayvanlar bizim hayatımıza renk katan, bize muhtaç canlılar… biz verirsek yerler, vermezsek yemezler… ne konuşabilirler ne dertlerini anlatabilirler… buna karşılık hayatlarını tamamen bize adarlar. ve insanoğlu gibi de canları istediği için kimseye zarar vermezler.
ve eğer biz bir hayvanı hayatımıza dahil ettiysek, sadece sevgi, yemek içmek gibi ihtiyaçları değil haklarını da korumak zorundayız. bu yüzdendir ki, ihmal sonucu hayatını kaybeden duman’ın haklarını korumak zorundayım. çunku o hiçbir zaman koşamayacak, havlayamayacak… duman’ı hayata bağlayamadım. ama yaptığım bu hareketle tek bir hayvanı bile kurtarsam ben duman’a verdiğim sözü tutabilirim.
duman ve duman gibilerin sırtından para kazanıp, evler arabalar alan insanlar, ne veteriner, ne de hayvan severlerdir… onlar kursaklarını bu minik bedenlerin sırtından kazandıkları paralarla dolduran, hekimlik mesleğini zedeleyen tacirlerdir. zira veteriner hekimin ihmali ve güneş pet’in veteriner hekimi denetlememesi büyük umutlarla aldığımız duman’ın büyük acılar içinde can çekişmesini çaresizce izlememize neden olmuştur… duman sadece bizim gördüğümüz örnek… kim bilir veteriner hekimin ihmali (15.-tl’lik aşıyı yapmaktan kaçınması) güneş pet ve benzeri pet shoplardan hayvan alan kaç kişinin çaresizce hayvanlarının ölümünü görmelerine neden olmuştur.
bu olayın suçlularının cezalandırılması için yasal yollara mutlaka başvurulacaktır… hayvan haklarının yasalarla korunduğu ve kasten veya ihmal ile bir hayvanın hastalanmasına, canının acımasına, ölmesine veya sakatlanmasına neden olanlar hem yasalar karşısında hem de vicdanlarda suçludur. o nedenle hayvan severlerin hayvan alacakları yerleri çok iyi araştırmaları ve hayvanlara kötü muamele edenler karşısında suskun kalmamaları hepimizin hayvanlara karşı vicdani borcudur.
|